Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Halk TV'ye yönelik polis müdahalesi ve kayyum atandığı yönündeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Basın kuruluşlarına yönelik uygulamaları eleştiren Erkan Baş, yaşananların normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek gazetecilerin çalışma koşulları ve yurttaşların haber alma hakkına dikkat çekti.

Erkan Baş, "Alıştırılmak istendiğimiz ama asla alışmayacağımız bir karanlığa daha uyandık. Bu iktidar bizi bunlara alıştırmak, yaşananların normalleşmesini istiyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de medyanın büyük bölümünün iktidarın kontrolünde olduğunu savunan Erkan Baş, sınırlı sayıdaki bağımsız yayın organında çalışan gazetecilerin çabaları sayesinde farklı haberlere ulaşılabildiğini söyledi.

Halk TV çalışanlarının geleceğine ilişkin endişelerini dile getiren Erkan Baş, daha önce Tele1'de yaşandığını belirttiği süreci hatırlattı. Erkan Baş, "Ancak burada yalnızca basın emekçileri mağdur edilmiyor. Aynı zamanda biz yurttaşların haber alma hakkı da engelleniyor, baskı altına alınıyor. Hatta yurttaşın haber alma hakkına da kayyum atanmış durumda." dedi.

Müdahalenin zamanlamasını da değerlendiren Erkan Baş, Sözcü TV çalışanlarına yönelik ev hapsi kararlarını, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını ve fon yolsuzluğu iddialarını gündeme getirdi. Erkan Baş, bu konuların kamuoyunda tartışılmasının engellenmeye çalışıldığını öne sürdü.

Sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellemelerine de değinen Erkan Baş, gündemdeki gelişmelerin kamuoyuna aktarılabileceği mecraların giderek sınırlandığını savundu.

Erkan Baş, ABD Başkanı Donald Trump'ın Yemen operasyonunda Türkiye'nin görev almasına ilişkin açıklama yaptığını da ileri sürerek dış politika gelişmelerinin tartışılabilmesi gerektiğini belirtti.

İktidarın eleştirel yayınlardan rahatsız olduğunu savunan Erkan Baş, "İşin özü şu: İktidar gerçeklerle dövüşüyor. Fakat gerçekleri yenemezsiniz. Gerçekleri yenemezsiniz, çünkü gerçekler eninde sonunda kazanır." ifadelerini kullandı.

Basına yönelik uygulamaların yurttaşlarda yalnızlık ve çaresizlik duygusu oluşturmayı amaçladığını öne süren Erkan Baş, tarihsel örnekler üzerinden düşüncelerin baskıyla ortadan kaldırılamayacağını anlattı.

Erkan Baş, açıklamasını "Ben gerçeğe güveniyorum. Basın emekçilerine güveniyorum. Türkiye'deki emekçilere, onurlu insanlara güveniyorum. Hep birlikte bu karanlığı aşacağız." sözleriyle tamamladı.