Özel Minik Köy Kreş ve Gündüz Bakımevi, bir süredir kamuoyuna yansıyan süreçle ilgili resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından açıklama yaptı. Kuruluş Müdürü Nisa Bilge Metin ile kurum avukatı Hüseyin Akçar, düzenlenen açıklamada kurumun süreç boyunca neden sessiz kaldığını ve gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Kuruluş Müdürü Nisa Bilge Metin, süreç boyunca ayrıntılı açıklama yapmamalarının temel nedeninin bir çocuğun mahremiyetini korumak olduğunu belirtti. Nisa Bilge Metin, “Bizim için bir çocuğun mahremiyetini korumak, çocukların haklarını gözetmek ve onları kamuoyu önünde bir tartışmanın parçası hâline getirmemek; kurumumuzu savunmaktan, hakkımızı aramaktan ve bir tartışmanın merkezinde yer almaktan çok daha değerlidir” dedi.
Süreç devam ederken karşılıklı açıklamalar yapmayı tercih etmediklerini belirten Nisa Bilge Metin, yetkili kurumların çalışmalarını tamamlamasını beklediklerini söyledi. Nisa Bilge Metin, “Bugün itibarıyla resmi süreçler tamamlanmış bulunmaktadır. Kurumumuz adına açıklama yapmanın ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine katkı sağlamanın artık zamanı geldiğini düşünmekteyiz” ifadelerini kullandı.
Nisa Bilge Metin ayrıca kurumun daha önce Totsville adıyla faaliyet gösterdiğini, sonrasında ise marka çalışmaları kapsamında ismin Minik Köy olarak değiştirildiğini açıkladı. Bu değişikliğin yaşanan süreçten bağımsız olduğunu belirten Nisa Bilge Metin, “Bu isim değişikliğinin, bugün basına açıklama yapmamıza neden olan süreçten bağımsız bir markalaşma kararı olduğunu özellikle sizlerle paylaşmak isterim” dedi.
Marka değişikliğinin kurumun faaliyetlerini sonlandırması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Nisa Bilge Metin, kurumun çocukların güvenliği ve mahremiyetine ilişkin yaklaşımının devam ettiğini söyledi.
Nisa Bilge Metin, “Çünkü bizim bu süreçte ve bundan sonra da değişmeyecek tek bir temel ilkemiz vardır: Çocukların üstün yararını gözetmek” ifadelerini kullandı.
Kurum avukatı Hüseyin Akçar ise yasal sürecin 16 Mart 2026 tarihinde başladığını belirterek, bir çocuğun kurum bünyesinde şiddete maruz kaldığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu aktardı.
Hüseyin Akçar, kurumun süreç boyunca açıklama yapmama kararına ilişkin, “Ben müvekkillerime ve müvekkil şirketteki kurum öğretmenlerimize her zaman şunu telkin ettim: ‘Çocuğun üstün yararı var ve bu süreçte hiçbir açıklama yapılmaması gerekir’” dedi.
Hüseyin Akçar, kamuoyuna yansıyan iddiaların ardından kurum tarafından belgeler ve kamera kayıtlarının sunulduğunu belirterek, “Ama biz biliyorduk ki kurumumuz bünyesinde aldığımız bütün önlemler doğrultusunda hiçbir şekilde bir darp ve şiddet söz konusu değildi. Biz bunu belgelerle ve kamera kayıtlarıyla ortaya koyduk” ifadelerini kullandı.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesinin önemli olduğunu belirten Hüseyin Akçar, sürecin bu kararlarla kesinleştiğini söyledi.
Hüseyin Akçar, açıklamasında bilirkişi incelemelerine de değinerek, “Yapılan bilirkişi incelemelerinde mevcut teknik veriler doğrultusunda ahşap platformda güvenlik eksikliklerinin bulunmadığı, bunun bir illiyet bağının olmayacağı” ifadelerinin savcılık tarafından açıklandığını aktardı.
Çocuğun kimliğine ilişkin bilgilerin paylaşılmaması gerektiğini belirten Hüseyin Akçar, kişisel verilerin korunmasına dikkat çekti. Hüseyin Akçar, bu konuda çocukların kamuoyu önünde tartışmanın merkezine getirilmemesi gerektiğini savundu.
Kurumun yaşanan süreç nedeniyle marka değerinin ve öğretmenlerin etkilendiğini belirten Hüseyin Akçar, açıklamanın bu nedenle yapıldığını söyledi. Hüseyin Akçar, “Biz burada bir öç alma niyetiyle oturmadık. Biz burada, 16 Mart 2026 tarihinden bu yana gelinen süreçte gerek kurumumuzun marka değerinin küçültülmesi gerekse kurumumuzdaki öğretmenlerimiz üzerindeki baskı sebebiyle bu açıklamayı en son kertede yapmayı uygun bulduk” dedi.
Hüseyin Akçar, açıklamasının devamında kurumun hukuki haklarını kullanacağını belirterek, “Kurum kendi içerisinde ilgili anneye karşı aynı zamanda tazminat hakkını kullanacak. Bunun yanında iftira suçunu oluşturmuş olması sebebiyle kurumumuz tarafından yapılacak iftira başvurusu da gündemdedir” ifadelerini kullandı.
Özel Minik Köy Kreş ve Gündüz Bakımevi tarafından yapılan açıklamada, resmi süreçte alınan kararların ardından kurumun faaliyetlerine ilişkin yaklaşımının devam edeceği belirtildi. Nisa Bilge Metin, kurumun çocukların fiziksel, psikolojik ve mental sağlıklarını korumayı ve gelişimlerini desteklemeyi sorumluluklarının bir parçası olarak gördüklerini söyledi.
Açıklamada, kurumun süreç boyunca çocukların mahremiyetini koruma gerekçesiyle kamuoyu önünde ayrıntılı değerlendirme yapmadığı, resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından ise kurumun kendi açısından yaşananlara ilişkin görüşlerini paylaşma yoluna gittiği belirtildi.





