YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü’nün kendisi, yol arkadaşları ve YENİ Parti hakkında yaptığı değerlendirmelere yanıt verdi. İbrahim Arslan, siyasi yolların ayrılabileceğini belirterek son dönemde kullanılan bazı ifadelerin siyasi eleştirinin sınırlarını aştığını söyledi.
İbrahim Arslan, ayrışma sürecinden bu yana Jale Nur Süllü’nün açıklamalarına cevap vermediğini belirterek, “Çünkü siyasette yollar ayrılabilir, tercihler değişebilir. Dün aynı çatı altında mücadele eden insanlar bugün farklı siyasi tercihlerde bulunabilir. Bunu kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürmeyi doğru bulmadım” dedi.
Son günlerde kullanılan bazı ifadelerin kendisini açıklama yapmaya yönelttiğini belirten İbrahim Arslan, “Ancak son günlerde kullanılan ‘maceraya atıldılar’, ‘örgütlerimizi çaldılar’, ‘tam bir siyasi hırsızlıkla gittiler’, ‘arınarak devam ediyoruz’ ifadeleri artık siyasi eleştirinin ötesindedir” ifadelerini kullandı.
İbrahim Arslan, siyasi tartışmalarda geçmişte karşı çıkılan ifadelerin kullanılmasının doğru olmadığını belirterek, “Dün karşı çıktığımız dili bugün kullanamayız” dedi.
Siyasi tercihlerin kişilerin kendi iradesiyle yapıldığını savunan İbrahim Arslan, parti değişikliklerinin “örgüt çalma” şeklinde değerlendirilmesine karşı çıktı. İbrahim Arslan, “Kimse kimsenin örgütünü ‘çalmadı’. İnsanlar eşya değildir. Siyasi partilerin mülkü hiç değildir” ifadelerini kullandı.
Belediye başkanları, ilçe başkanları, yöneticiler, meclis üyeleri ve yurttaşların siyasi tercihlerde bulunma hakkına sahip olduğunu belirten İbrahim Arslan, “Bu tercihleri eleştirebilirsiniz. Ancak insanların iradesini yok sayamazsınız” dedi.
Hukuk ve demokrasi ilkelerinin siyasi konuma göre değişmemesi gerektiğini belirten İbrahim Arslan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında hazırlanan fezlekelerdeki suçlamaların öne çıkarılmasına ilişkin de değerlendirmede bulundu.
İbrahim Arslan, “Fezleke hüküm değildir. İddia suçun kanıtı değildir. Masumiyet karinesi siyasi konjonktüre göre değiştirilebilecek bir ilke hiç değildir” ifadelerini kullandı.
İbrahim Arslan, aynı yaklaşımın Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konusunda da gösterilmesi gerektiğini söyledi. İbrahim Arslan, geçmişte Ekrem İmamoğlu’na yönelik açıklamalarla bugün kullanılan dil arasında farklılık bulunduğunu savundu.
İbrahim Arslan, “Daha düne kadar uğradığı hukuksuzluklara karşı çıktığınız, Silivri’de ziyaret ettiğiniz ve ‘Cumhurbaşkanı adayımız’ dediğiniz Ekrem İmamoğlu hakkında bugün iktidarın uzun süredir üretmeye çalıştığı şüphe ve itham diline yaklaşmadan önce, geçmişte söylediklerinize ve paylaşımlarınıza bakmak gerekir” dedi.
Siyasi tutarlılığın önemine dikkat çeken İbrahim Arslan, “Siyasi tutarlılık, dün savunduğunuz ilkeleri şartlar değiştiğinde de savunabilmektir” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İbrahim Arslan, partinin bir “macera” olmadığını söyledi. İbrahim Arslan, “Yeni Parti bir ‘macera’ değildir” dedi.
Butlan sürecinde siyasi partilerin iradesinin mahkeme kararlarıyla şekillendirilmesine karşı çıktıklarını belirten İbrahim Arslan, yol ayrılığı sonrasında da kendi siyasi tercihlerinden vazgeçmediklerini ifade etti.
YENİ Parti’nin oluşumunda farklı kesimlerden yurttaşların yer aldığını belirten İbrahim Arslan, “Yeni Parti’yi birkaç kişinin tercihi ya da bir ‘macera’ olarak göstermek ise ortaya çıkan toplumsal gerçeği görmezden gelmektir” dedi.
İbrahim Arslan, YENİ Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin olarak, “Bu partiyi millet kurdu, adını millet koydu, bütçesini millet sağladı” ifadelerini kullandı.
Kuruluşun ardından yüz binlerce yurttaşın üyelik için başvurduğunu ve kısa sürede Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde örgütlenmeler oluşturulduğunu belirten İbrahim Arslan, partinin gücünün farklı siyasi tercihlerde bulunan yurttaşlardan geldiğini söyledi.
İbrahim Arslan, “Bugünün ana muhalefet partisi, yarının iktidar iddiasını taşıyan Yeni Parti’nin gücü, ‘çalınmış’ örgütlerden değil, kendi iradesiyle yan yana gelen milyonlarca yurttaşımızdan doğmaktadır” dedi.
Siyasi ayrışmanın nedenlerinin tartışılması gerektiğini belirten İbrahim Arslan, “O nedenle bugün sorulması gereken asıl soru şudur. Bunca insan neden aynı siyasi tercihte buluştu?” ifadelerini kullandı.
Bu sorunun yanıtının siyasi süreçte aranması gerektiğini belirten İbrahim Arslan, açıklamasını siyasi tutarlılık vurgusuyla tamamladı.
İbrahim Arslan, “Biz dün hukuksuzluğa karşı nerede durduysak bugün de oradayız. Dün millet iradesini nasıl savunduysak bugün de aynı kararlılıkla savunuyoruz” dedi.
İbrahim Arslan, siyasi tercihler konusunda son kararın seçmene ait olduğunu belirterek, “Kimin rüzgâra göre yön değiştirdiğine, kimin şartlar değişse de sözünün ve değerlerinin arkasında durduğuna millet karar verir. Tarih de kaydını buna göre düşer” ifadelerini kullandı.





