Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte sonbahar ve kış aylarında daha sık görülen grip hastalığı yeniden gündeme geldi. Sağlık kuruluşları, gripten korunmak için aşılama, kişisel hijyen ve doğru ilaç kullanımının önemine dikkat çekiyor. Özellikle risk grubunda bulunan kişilerin hastalığa karşı daha dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

İnfluenza virüslerinin neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olan grip; yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Hastalık çoğu kişide birkaç gün içerisinde hafiflemeye başlasa da yaşlılar, küçük çocuklar, hamileler ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde daha ağır seyredebildiği ifade ediliyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), gripten korunmanın en etkili yöntemlerinden birinin her yıl grip aşısı yaptırmak olduğunu bildiriyor. Tıbbi engeli bulunmayan altı aylık ve üzerindeki kişilere yıllık grip aşısı önerilirken aşının özellikle 65 yaş üzerindekiler, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişiler açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.

Grip aşısı, hastalığa yakalanma riskini azaltmasının yanı sıra enfeksiyonun daha hafif geçirilmesine ve hastaneye yatışların azalmasına da katkı sağlayabiliyor. Grip virüslerinin zaman içerisinde değişmesi nedeniyle aşının her yıl yenilenmesi gerekiyor. Aşılama için genellikle eylül ve ekim ayları uygun dönemler arasında gösteriliyor.

Hastalıktan korunmak amacıyla ellerin düzenli olarak sabunla yıkanması, kapalı ortamların havalandırılması ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması öneriliyor. Grip belirtileri gösteren kişilerin mümkün olduğunca evde dinlenmesi de hastalığın başkalarına bulaşmasını önlemek açısından önem taşıyor.

Grip tedavisinde dikkat edilmesi gereken konuların başında ise bilinçsiz ilaç kullanımı geliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), antibiyotiklerin grip virüsüne karşı etkili olmadığını belirtiyor. Gereksiz antibiyotik kullanımının bakterilerde direnç gelişmesine neden olabileceği ve ilerleyen dönemlerde bazı enfeksiyonların tedavisini zorlaştırabileceği ifade ediliyor.

Doktor önerisi olmadan kullanılan ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler de yanlış dozlarda alındığında karaciğer, böbrek ve mide üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Özellikle aynı etken maddeyi içeren birden fazla soğuk algınlığı ilacının birlikte kullanılması, farkında olmadan yüksek doz alınmasına neden olabiliyor.

Grip tedavisinde bazı hastalara antiviral ilaçlar reçete edilebiliyor. Bu ilaçların belirtilerin başlamasından sonraki ilk 48 saat içerisinde kullanılması genellikle daha etkili olurken ağır hastalık geçiren veya risk grubunda bulunan kişilerde daha geç başlanması da yarar sağlayabiliyor.

Hastalık sürecinde yeterli sıvı tüketimi ve dinlenme önerilirken nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği veya belirgin kötüleşme yaşayan kişilerin gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği belirtiliyor. İlaç tedavisine ilişkin kararların ise hastanın yaşı, mevcut hastalıkları ve belirtileri dikkate alınarak sağlık uzmanları tarafından verilmesi gerekiyor.