Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, “Terörsüz Türkiye” süreci ve çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, desteklerinin şartlı olduğunu söyledi.

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreçle ilgili kapsamlı açıklamalarda bulundu. Sürecin yalnızca Türkiye’nin iç gündemi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Fesih Bingöl, bölgedeki gelişmelerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Fesih Bingöl, İsrail’in son yıllarda bölgede askeri ve diplomatik alandaki hareketliliğine dikkat çekerek, Türkiye’nin iç huzurunu ve istikrarını korumasının önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin dış müdahalelere açık hale gelebilecek iç kırılganlıklarını ortadan kaldırması gerektiğini belirten Fesih Bingöl, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın yanı sıra toplumsal dayanışmanın da önem taşıdığını dile getirdi.

Sürecin kısa sürede ortaya çıkan bir gelişme olmadığını ifade eden Fesih Bingöl, 1 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde başlayan yeni siyasi sürecin üzerinden 659 gün geçtiğini belirtti. Bu süre içerisinde Saadet Partisinin teknik ve hukuki raporları incelediğini, uzmanlarla görüşmeler yaptığını ve sürecin farklı boyutlarını değerlendirdiğini söyledi.

Fesih Bingöl, süreç boyunca kaygılarını ve eleştirilerini dile getirdiklerini belirterek, Türkiye’nin istikrarı, bölgedeki gelişmeler ve toplumsal kamplaşma riskine ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti.

“Şartlı ve sorumluluk sahibi bir evet”

Saadet Partisinin yaptığı değerlendirmelerin ardından şartlı bir destek kararı aldığını açıklayan Fesih Bingöl, bu yaklaşımın iktidara duyulan güven anlamına gelmediğini vurguladı.

Fesih Bingöl, “Kaygılarınızı biliyoruz. Bütün ihtimalleri, geçmiş tecrübeleri ve önümüzdeki riskleri değerlendirip sonunda Milli Görüş’ün ölçüleri içerisinde Türkiye için doğru olan, şartlı ve sorumluluk sahibi bir ‘evet’ duruşuna karar verdik, kanaat getirdik” dedi.

Çerçeve yasayla ilgili kamuoyunda çeşitli değerlendirmelerin bulunduğunu belirten Fesih Bingöl, konunun söylentiler veya sosyal medya paylaşımları yerine doğrudan kanun hükümleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Fesih Bingöl, açıklamasında PKK ve KCK’nın kanunda hâlâ terör örgütü olarak tanımlandığını, Abdullah Öcalan’a siyasi veya hukuki bir statü verilmediğini belirtti. Kanunda federasyon, özerklik, ayrı bölgesel statü veya ayrı egemenlik alanı gibi taleplerin yer almadığını ifade etti.

Genel af bulunmadığını belirten Fesih Bingöl, kasten adam öldürme suçunu işleyenlerin düzenleme kapsamı dışında olduğunu söyledi. Düzenlemeden yararlanmanın otomatik olmadığını, belirlenen süre içerisinde yazılı başvuru yapılması gerektiğini de ifade etti.

Altı aylık başvuru süresine dikkat çekti

Fesih Bingöl, düzenlemeden yararlanma imkanının sürekli açık olmadığını belirterek altı aylık başvuru süresine dikkat çekti. Sürecin, ilgili kişilerin başvurularının yanı sıra silah ve mühimmatların teslim edilmesi veya bulundukları yerlerin bildirilmesi şartına bağlandığını ifade etti.

Şartlı desteğin iktidara verilmiş bir güven oyu olmadığını vurgulayan Fesih Bingöl, “Bu verdiğimiz şartlı ‘evet’, iktidara verilmiş bir güven oyu değildir” dedi.

Fesih Bingöl, silahların bırakılması ve meselenin Meclis ile hukuk zemininde ele alınmasını öngören sürece, yalnızca iktidara duyulan güvensizlik nedeniyle karşı çıkmanın doğru olmayacağını savundu.

“Bir evladımız daha toprağa düşmesin diye bu sürece dikkatle yaklaşmayı tercih ettik” diyen Fesih Bingöl, iktidara yönelik hukuk ve demokrasi alanındaki eleştirilerinin ise devam ettiğini belirtti.

“Muhalefetimizi yapmaya devam edeceğiz”

Saadet Partisinin siyasi tutumunun değişmediğini ifade eden Fesih Bingöl, çerçeve yasaya verilen desteğin iktidara yönelik muhalefetin sona erdiği anlamına gelmediğini söyledi.

Fesih Bingöl, “Dolayısıyla çerçeve yasaya verdiğimiz ‘evet’ oyu, iktidara verilmiş bir güven oyu değildir. Biz muhalefetimizi yapmaya devam edeceğiz ama daha önemlisi Saadet Partimizi, değerlerimizi ve ilkelerimizi yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yönetimine talip olduklarını belirten Fesih Bingöl, ülkenin sorunlarının çözümünün herhangi bir siyasi partinin ya da ittifakın insafına bırakılamayacağını ifade etti.

Saadet Partisi teşkilatlarına da çağrıda bulunan Fesih Bingöl, parti içerisindeki dayanışmanın güçlendirilmesi ve çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti.