TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, 2026 tarım sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şube Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara ve Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir tarımında su yönetimi, üretici geliri, bitki sağlığı, teknoloji kullanımı ve ziraat mühendislerinin rolüne ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Üretimin artması yetmez, üretici de kazanmalı”

Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara, 2026 tarım sezonunun yalnızca üretim miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Tarımın su yönetimi, toprak verimliliği, iklim değişikliği, bitki sağlığı, girdi maliyetleri, teknoloji ve üretici geliriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirten Kara, “Üretimin artması yetmez. Üreticinin de kazanması gerekir” dedi.

2026 yılının ilk resmi bitkisel üretim tahminlerine de değinen Kara, buğday üretiminin 22,8 milyon ton, arpanın 9 milyon ton, ayçiçeğinin 2,3 milyon ton ve şeker pancarının yaklaşık 22 milyon ton olmasının beklendiğini söyledi. Mısır üretiminde ise 8 milyon tona gerileme öngörüldüğünü belirtti.

Kara, üretim artışının yanı sıra ürünlerin hangi maliyetlerle üretildiği ve üreticinin hasat sonunda ne kadar gelir elde ettiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Eskişehir tarımında su ve toprak vurgusu

Eskişehir’de tarımsal planlamanın temel başlıklarından birinin su olduğunu belirten Kara, hangi ürünün nerede, ne kadar su kullanılarak ve hangi ekonomik değerle üretileceğinin planlanması gerektiğini söyledi.

Buğday, arpa, mısır, ayçiçeği ve şeker pancarının Eskişehir tarımında önemli yere sahip olduğunu belirten Kara, bu ürünlerin toplam tarım alanındaki payına dikkat çekti.

Eskişehir’in yaklaşık 546 bin 200 hektarlık tarım arazisinin önemli bölümünü oluşturan söz konusu ürünlerin toplamının yaklaşık 337 bin hektara ulaştığını belirten Kara, bunun toplam tarım arazisinin yaklaşık yüzde 61,7’sine karşılık geldiğini ifade etti.

Kara, tarımsal planlamada bu ürünlerin su tüketimi, ekonomik getirisi ve iklim risklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bitki hastalıklarına karşı erken müdahale çağrısı

Bitki sağlığının da üretim planlamasının bir parçası olduğunu belirten Kara, Eskişehir’de yaygın olarak ekilen ürünlerde hastalık ve zararlıların düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Şeker pancarında cercospora yaprak lekesi, mısırda empoasca yaprak piresi, yaprak kurtları ve 2 noktalı kırmızı örümcek gibi zararlılara dikkat çeken Kara, buğdayda kök ve kök boğazı hastalıkları ile sarı pasın, ayçiçeğinde ise özellikle mildiyönün takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Hastalık ve zararlılar ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine düzenli arazi kontrolleriyle risklerin önceden belirlenmesi gerektiğini belirten Kara, entegre mücadelenin önemine dikkat çekti.

Kara, bitki korumada “doğru ilaç, doğru zaman, doğru teşhis ve doğru uygulama” ilkelerinin önem taşıdığını ifade etti.

“Ziraat mühendisliği tarımın merkezinde olmalı”

Tarımda teknolojinin kullanımının hızla arttığını belirten Kara, hassas tarım teknolojileri, uydu görüntüleri, drone uygulamaları, dijital takip sistemleri ve yapay zekânın tarımsal üretimde daha fazla kullanılmaya başlandığını söyledi.

Kara, teknolojinin gelişmesine rağmen sahadaki verileri doğru okuyarak tarımsal karara dönüştürecek uzmanlara ihtiyaç bulunduğunu belirterek ziraat mühendisliğinin tarımın merkezinde olması gerektiğini savundu.

Tarım sektöründeki tüm paydaşların ortak bir zeminde buluşması gerektiğini ifade eden Kara; ziraat odaları, Tarım ve Orman Bakanlığı, kamu kurumları, üniversiteler, araştırma kuruluşları, özel sektör ve üreticilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Güder: “Tarımın şekillenmesinde ziraat mühendisi ön planda olmalı”

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder ise ziraat mühendislerinin sosyal hakları, mesleki itibarı ve çalışma imkânlarının geliştirilmesi için mücadele ettiklerini söyledi.

Ziraat mühendisliğinin yalnızca teknik bir alan olmadığını belirten Güder, mesleğin tarla bitkileri, bahçe bitkileri, tarım ekonomisi, peyzaj ve zootekni gibi farklı bilim dallarını kapsadığını ifade etti.

Güder, teknolojinin tarıma daha fazla dahil olduğunu belirterek uydu sistemleri ve dronelar aracılığıyla elde edilen verilerin doğru şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Toprağın neminden genel durumuna kadar sahadaki verilerin değerlendirilmesinde ziraat mühendislerinin önemli bir rol üstlendiğini belirten Güder, “Ortak nokta ziraat mühendisi olup tarımın şekillenmesinde ardından diğer ilgili yerler gelmek durumundadır. Burada da bir ortak akıl olayı var” dedi.

Gürol Kara da 2026 yılında bazı temel ürünlerde üretim artışı beklentisinin olumlu olduğunu ancak gerçek başarının yalnızca üretim rakamlarının yükselmesiyle ölçülemeyeceğini belirtti. Kara, üreticinin kazanması, toprağın korunması, su kaynaklarının sürdürülebilmesi ve tüketicinin güvenilir gıdaya ulaşmasının tarımda başarının temel göstergeleri olduğunu söyledi.