Emek Partisi (EMEP) Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu, Beylikova ve Sivrihisar sınırlarında alınan acele kamulaştırma kararına tepki gösterdi. Kökoğlu, söz konusu kararın Eskişehir’deki tarım alanları, su kaynakları ve doğal yaşam açısından tehdit oluşturduğunu savundu.

Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahasıyla ilgili gelişmeleri değerlendiren Kökoğlu, madencilik faaliyetlerine yönelik yasal düzenlemelerin ardından bölgenin şirketlerin kullanımına açıldığını öne sürdü.

Kökoğlu, “Önce maden yasasını çıkardılar, şimdi de talana açıyorlar” dedi.

2,6 MİLYON METREKARELİK ALAN İÇİN KAMULAŞTIRMA

Ceren Kökoğlu, Resmî Gazete’de yayımlanan karar kapsamında Beylikova ve Sivrihisar sınırlarında yaklaşık 2 milyon 636 bin metrekarelik alan için acele kamulaştırma kararı alındığını belirtti.

Söz konusu alan içerisinde tarla ve meyve bahçelerinin de bulunduğunu ifade eden Kökoğlu, kararın bölgedeki tarım faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Kökoğlu, “Beylikova’da tarım alanları, başta nükleer olmak üzere enerji ve maden şirketlerine tahsis edilmiştir” ifadelerini kullandı.

ESKİŞEHİR’DEKİ MADEN SAHALARINA DİKKAT ÇEKTİ

Eskişehir’in farklı bölgelerinde madencilik faaliyetlerinin yaygınlaştığını savunan Kökoğlu, Seyitgazi, Mihalıççık, Sivrihisar, Kaymaz, Alpagut ve Atalan bölgelerindeki maden çalışmalarına dikkat çekti.

Beylikova’daki projenin Alpu Ovası ve Sakarya Nehri havzası açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kökoğlu, çevre ve insan sağlığı konusunda gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

“DOĞAMIZA VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

Nadir toprak elementlerinin çıkarılması ve işlenmesi sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kökoğlu, Türkiye’nin doğal kaynaklarının kamu yararı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini ifade eden Kökoğlu, çevrenin, su kaynaklarının ve tarım alanlarının korunmasının önem taşıdığını söyledi.

Kökoğlu açıklamasını, “Toprağımıza, suyumuza, emeğimize, geleceğimize sahip çıkalım. Nadir toprak elementleri yağmasına, emperyalist sömürüye ve doğa talanına geçit vermeyelim” sözleriyle tamamladı.